Avrupa'nın 7. büyük internet nüfusuna sahip olan Türkiye'de, Türk firmaların yüzde 46'sı yeni iş alanlarını ve müşterilerini internet üzerinden oluşturuyor.
İş alanları çözümlemesinde dünyanın önde gelen şirketlerinden Regus'un yaptığı araştırmaya göre bu firmalar, internetteki sosyal ağlar üzerinden yapılan ticaret için, pazarlama bütçelerinden de yüzde 25 pay ayırıyor. Araştırmada öne çıkan bir başka sonuç ise küçük ölçekli firmaların yeni müşterilerini, büyük ölçekli firmalara nazaran (yüzde 52 oranında) sosyal ağlardan elde etmesi. Araştırmaya göre uluslararası firmalarda da durum Türkiye'dekinden çok farklı değil. Uluslararası firmaların yüzde 58'i interneti ticari kontakları için tercih ediyor. Regus'un, Orta ve Doğu Avrupa ile Balkanlar'dan sorumlu Başkan Yardımcısı Garry Gürtler, "Şimdiye kadar bu kadar detaylı ve kapsamlı bir araştırmaya konu olmayan sosyal ağlar ile ilgili araştırmamız gösterdi ki; sosyal ağlar, ticarette ana bir araç haline gelmişlerdir. Bu ağların müşteri ve tüketiciye ulaşmada hiçbir zaman belirgin bir rol oynayamayacağına inanan bir kesim olsa da, yine de daha yüksek bir kesim, var olan müşterilerini tutabilmek ve yeni müşterilere ulaşmak amacı ile pazarlama bütçelerinde bu ağlara önemli miktarlar ayırdıklarını söylemişlerdir." dedi.
Gürtler, Türkiye'nin Avrupa'daki 7. büyük internet nüfusuna ve 2. en popüler on-line kısa mesaj aktivitesine sahip olması nedeniyle bu alanda büyük bir oyuncu olmasını şaşırtıcı bulmuyor. Gürtler, bu ağların en popüler kullanımının müşteriler ile temasa geçmek olsa da firmaların, bu ağların yeni müşteriler kazanmak ve bu gruplarla interaktif temasa geçmek için de başarıyla kullanıldığını vurguladı. Gürtler, "Bu durumun özellikle yeni müşterilerin bu ağlar üzerinden bulunduğu Hollanda yüzde 48, Hindistan yüzde 52, Meksika yüzde 50, İspanya yüzde 50 gibi ülkelerde gözlemlenmektedir. Bu araştırma, sosyal ağlara yatırım yapmayan firmaların çok büyük iş olanaklarını kaçırdıklarını ortaya koyması açısından da önemli bir çalışma olmuştur." dedi.
ZAMAN
20 Temmuz 2010 Salı
16 Temmuz 2010 Cuma
Stresten kurtulmak için 6 basit değişim
Yazar Danzae Pace stres hakkında şunu söylüyor: "Stres, modern yaşamın çöpüdür. Hepimiz onu üretiriz; ama ondan uygun bir biçimde kurtulmazsanız, birikir ve yaşamınızda önemli bir baskı unsuru olur."
21’inci yüzyıl insanı için, stressiz bir yaşam sürmek neredeyse imkansızdır. Sevdiğiniz bir işi yapsanız ve tatmin edici bir ilişki yaşasanız bile, fark etsek de etmesek de, stres günlük çöp gibi birikir. Ciddi bir hastalık, boşanma, evlilik, mezuniyet ya da yeni bebek gibi yaşamı değiştiren olaylar karşısında kendini stresli hissetmek doğaldır. Ama genellikle dışa ya da içe patlamamızın nedeni, baskıların, ertelemelerin ve beklenmedik taleplerin zaman içinde birikmesidir. Yapılacak işler listelerimiz uzadıkça, e-posta ve sesli mesaj kutularımız taştıkça, sevdiklerimiz daha fazla ilgi istedikçe ve hedeflerimiz büyüdükçe, stresten kurtulmak, imkansız bir hayal gibi görünebilir.
Yazarlar Susan Mitchell ve Catherine Christie "Bir Kurabiye İçin Adam Öldürürdüm" adlı kitapta; “Bazen sürekli artan yapılacaklar listenizin kendinizi tamamen çürümüş hissetmenize yol açtığı görülür" diyerek kederlerini paylaşıyor. Kırılma noktasına ulaşıncaya kadar, çok az insanın strese karşı düzenli önlem aldığını duymak şaşırtıcı değil. Dolayısıyla, henüz stresli değilken, stres yönetimine yönelik basit tekniklerle deneme yapmak yararlıdır. Bir yaşam dengesi koçu ve sertifikalı hipnoterapist olarak, stresi azaltmanın, müşterilerimin kendi kendine tedavi süreçlerinde önemli bir yer tuttuğunu gördüm. Düzenli olarak bebek adımları atmak, onları stresten kurtarıyor ve günlük yaşamın önlenemez yeni stresleriyle çok daha kolay ve hızlı başa çıkmada yardımcı oluyor.
Stres yönetimi için bazı pratik teknikler şöyle sıralanabilir:
Bakış açınızı değiştirin: Saatlerce bilgisayar başında çalıştıktan ya da telefonda durmaksızın konuştuktan sonra "aşırı bilgi"yle yüklendiğinizi hissettiğinizde, ortamınızı değiştirmek, hem fiziksel hem de zihinsel stresi anında ortadan kaldıracaktır. İçerideyseniz dışarı çıkın ve yakın civarda yürüyüş yapın. Bu, hem kan dolaşımını ve daha derin nefes almayı teşvik ederek stresi azaltır, hem de yaratıcılığınızı desteklemek için yeni beyin açılımı yaratır.
Toprağa dokunun: Çoğu insan, son günlerde uyanık olduğu saatlerin önemli bir bölümünü iç mekanlarda geçiriyor. Dolayısıyla, artık çok nadir olarak toprağa doğrudan temas ediyoruz. Hepimiz toprağın enerjisinden daha hızlı ve sürekli hareket eden elektronik enerjiyle ayakta duruyoruz. Toprak enerjisinin gel gitleri vardır ve insanın enerji ritimleriyle daha uyumludur. Öyleyse, bahçeyle uğraşarak, uzun bir yürüyüşe çıkarak, yüzerek ya da yalnızca bir parkta ağaç ve çiçeklerin yanında oturarak stresi yönetmek, kendimizi tükenmiş hissettiğimizde bizi hızla yenileyebilir. Toprağın enerji ritimlerine uyum sağlamak, fiziksel enerjimizi yeniden doldurur ve bize duygusal denge ve zihinsel açıklık kazandırır.
Olumsuz düşünceler, gerilim ve beklentilerden kurtulun: Kendimiz, başkaları ve genel olarak yaşam hakkındaki fiziksel gerilim ve gerçekçi olmayan beklentilerden kurtulmak, düşünce ve duygularımızı bir anda olumsuzdan olumluya çevirebilir. Her tür meditasyon, derin nefes alma, gerinme ya da yoga (özellikle kahkaha yogası), fiziksel ve zihinsel stresi bir sihir gibi yok eder. Aktif zihinleri Zen ya da Doğu stili meditasyon teknikleriyle "sakinleşip rahatlayamayacak" kadar "dolu" olan insanlarda, hipnoz ya da güdümlü betimleme işe yarar. Müzik dinlemek –sizi sakinleştiren hafif ezgiler ya da sizde dans etme isteği uyandıran enerjik ritimler- de ruh halinizi tükenmişlikten dinamiğe çevirebilir.
Enerji toplamak için yiyin: Stresliyken daha fazla protein almak ve taze sebze yemek, güçlü kaslarınız olmasını sağladığı gibi, düşüncelerinize de açıklık kazandırır. Yüksek şeker ya da karbonhidratlı atıştırmalar, çoğu insanın kan şekeri seviyelerinin düşmesiyle sonuçlanır. Bu da fiziksel endişe ve ardından duygusal/zihinsel baskı hissi yaratır. Yoğurt, peynir, dilimlenmiş hindi ya da tavuk, badem gibi yüksek proteinli yiyecekler atıştırmak, yalnızca fiziksel enerjiyi artırmaz, aynı zamanda endişeyi ortadan kaldırır. Öyleyse kendinizi endişeli hissettiğinizde, kan şekerinizi sağlıklı bir biçimde yükseltecek birşey yiyin ve endişenizin ne kadar çabuk buharlaştığını görün.
Mışıl mışıl ve derin uyuyun: Çok çalıştığımızda, geceleri doğal olarak iyi uyumak isteriz. Ama elektronik enerjiyle ayakta durduğumuzda ve kan şekeri seviyelerimizi fırlatan yiyeceklerle beslendiğimizde, özellikle yatmadan önceki saatlerde uykuya dalmak ve gece boyunca huzur içinde uyumak genellikle zordur. Zihinlerimiz ve duygularımız, hatırlasak da hatırlamasak da, rüyalarımız kanalıyla "evi temizlediğinden" –başka bir deyişle, stresi yok ettiğinden-, en az 6, tercihen 8 saat deliksiz uyumak, uyandığımızda kendimizi sakin ve dengeli hissetmek açısından önemlidir. Olumlu şeyler düşünme ya da yavaş yavaş uykuya dalarken hedeflerinizi gözünüzün önüne getirme alışkanlığı edinmek de rüyalarınızın olumlu enerjinizi güçlendirmesine, ayrıca taahhüdünüzün arzularınızı yerine getirmesine yardımcı olur.
Olumlu insanlarla zaman geçirin: Yaşlandıkça, yalnızca eğlenceli ve olumlu insanlara ve nesnelere yöneliyorum. Biri sürekli şikayet ediyorsa, bu tür insanların enerjimi tüketmelerine artık tahammül edemiyorum. Olumlu insanlarla zaman geçirmek, enerjiyi tüketen insanların etrafında olmakla kıyaslandığında, sizi stresten kurtarır ve enerjinizi artırır. Yapılanlardan kendi de keyif alan olumlu insanlarla eğlenceli şeyler yapmak, size iki kat enerji kazandırır ve stresinizi yok eder.
Stresi azaltmaya yönelik bu kolay enerji değişimlerini denemek, bedeninizi, zihninizi ve duygularınızı her yönüyle dönüştürebilir. Bunlar çok hızlı işe yarar ve "çok kolay" gibi görünürse, lütfen bunlardan vazgeçmeyin. Bu, stres yönetimi tekniklerinin işinize yaradığını gösterir. Unutmayın; stresten kurtulmak, her zaman sakin olmak demek değildir; yaşamın zorlukları karşısında hızlı ve kolay hareket edebilmek için daha odaklı olmaktır.
1950’de "stres" kelimesini hayatımıza sokan Psikolog Dr. Hans Selye’nin söylediği gibi, "Doğru tavrı benimsemek, olumsuz stresi olumlu strese dönüştürebilir." Tavrınızı elinizden geldiğince değiştirmek, stresten kurtulmanın ilk adımıdır.
http://www.marjinal.com.tr/
21’inci yüzyıl insanı için, stressiz bir yaşam sürmek neredeyse imkansızdır. Sevdiğiniz bir işi yapsanız ve tatmin edici bir ilişki yaşasanız bile, fark etsek de etmesek de, stres günlük çöp gibi birikir. Ciddi bir hastalık, boşanma, evlilik, mezuniyet ya da yeni bebek gibi yaşamı değiştiren olaylar karşısında kendini stresli hissetmek doğaldır. Ama genellikle dışa ya da içe patlamamızın nedeni, baskıların, ertelemelerin ve beklenmedik taleplerin zaman içinde birikmesidir. Yapılacak işler listelerimiz uzadıkça, e-posta ve sesli mesaj kutularımız taştıkça, sevdiklerimiz daha fazla ilgi istedikçe ve hedeflerimiz büyüdükçe, stresten kurtulmak, imkansız bir hayal gibi görünebilir.
Yazarlar Susan Mitchell ve Catherine Christie "Bir Kurabiye İçin Adam Öldürürdüm" adlı kitapta; “Bazen sürekli artan yapılacaklar listenizin kendinizi tamamen çürümüş hissetmenize yol açtığı görülür" diyerek kederlerini paylaşıyor. Kırılma noktasına ulaşıncaya kadar, çok az insanın strese karşı düzenli önlem aldığını duymak şaşırtıcı değil. Dolayısıyla, henüz stresli değilken, stres yönetimine yönelik basit tekniklerle deneme yapmak yararlıdır. Bir yaşam dengesi koçu ve sertifikalı hipnoterapist olarak, stresi azaltmanın, müşterilerimin kendi kendine tedavi süreçlerinde önemli bir yer tuttuğunu gördüm. Düzenli olarak bebek adımları atmak, onları stresten kurtarıyor ve günlük yaşamın önlenemez yeni stresleriyle çok daha kolay ve hızlı başa çıkmada yardımcı oluyor.
Stres yönetimi için bazı pratik teknikler şöyle sıralanabilir:
Bakış açınızı değiştirin: Saatlerce bilgisayar başında çalıştıktan ya da telefonda durmaksızın konuştuktan sonra "aşırı bilgi"yle yüklendiğinizi hissettiğinizde, ortamınızı değiştirmek, hem fiziksel hem de zihinsel stresi anında ortadan kaldıracaktır. İçerideyseniz dışarı çıkın ve yakın civarda yürüyüş yapın. Bu, hem kan dolaşımını ve daha derin nefes almayı teşvik ederek stresi azaltır, hem de yaratıcılığınızı desteklemek için yeni beyin açılımı yaratır.
Toprağa dokunun: Çoğu insan, son günlerde uyanık olduğu saatlerin önemli bir bölümünü iç mekanlarda geçiriyor. Dolayısıyla, artık çok nadir olarak toprağa doğrudan temas ediyoruz. Hepimiz toprağın enerjisinden daha hızlı ve sürekli hareket eden elektronik enerjiyle ayakta duruyoruz. Toprak enerjisinin gel gitleri vardır ve insanın enerji ritimleriyle daha uyumludur. Öyleyse, bahçeyle uğraşarak, uzun bir yürüyüşe çıkarak, yüzerek ya da yalnızca bir parkta ağaç ve çiçeklerin yanında oturarak stresi yönetmek, kendimizi tükenmiş hissettiğimizde bizi hızla yenileyebilir. Toprağın enerji ritimlerine uyum sağlamak, fiziksel enerjimizi yeniden doldurur ve bize duygusal denge ve zihinsel açıklık kazandırır.
Olumsuz düşünceler, gerilim ve beklentilerden kurtulun: Kendimiz, başkaları ve genel olarak yaşam hakkındaki fiziksel gerilim ve gerçekçi olmayan beklentilerden kurtulmak, düşünce ve duygularımızı bir anda olumsuzdan olumluya çevirebilir. Her tür meditasyon, derin nefes alma, gerinme ya da yoga (özellikle kahkaha yogası), fiziksel ve zihinsel stresi bir sihir gibi yok eder. Aktif zihinleri Zen ya da Doğu stili meditasyon teknikleriyle "sakinleşip rahatlayamayacak" kadar "dolu" olan insanlarda, hipnoz ya da güdümlü betimleme işe yarar. Müzik dinlemek –sizi sakinleştiren hafif ezgiler ya da sizde dans etme isteği uyandıran enerjik ritimler- de ruh halinizi tükenmişlikten dinamiğe çevirebilir.
Enerji toplamak için yiyin: Stresliyken daha fazla protein almak ve taze sebze yemek, güçlü kaslarınız olmasını sağladığı gibi, düşüncelerinize de açıklık kazandırır. Yüksek şeker ya da karbonhidratlı atıştırmalar, çoğu insanın kan şekeri seviyelerinin düşmesiyle sonuçlanır. Bu da fiziksel endişe ve ardından duygusal/zihinsel baskı hissi yaratır. Yoğurt, peynir, dilimlenmiş hindi ya da tavuk, badem gibi yüksek proteinli yiyecekler atıştırmak, yalnızca fiziksel enerjiyi artırmaz, aynı zamanda endişeyi ortadan kaldırır. Öyleyse kendinizi endişeli hissettiğinizde, kan şekerinizi sağlıklı bir biçimde yükseltecek birşey yiyin ve endişenizin ne kadar çabuk buharlaştığını görün.
Mışıl mışıl ve derin uyuyun: Çok çalıştığımızda, geceleri doğal olarak iyi uyumak isteriz. Ama elektronik enerjiyle ayakta durduğumuzda ve kan şekeri seviyelerimizi fırlatan yiyeceklerle beslendiğimizde, özellikle yatmadan önceki saatlerde uykuya dalmak ve gece boyunca huzur içinde uyumak genellikle zordur. Zihinlerimiz ve duygularımız, hatırlasak da hatırlamasak da, rüyalarımız kanalıyla "evi temizlediğinden" –başka bir deyişle, stresi yok ettiğinden-, en az 6, tercihen 8 saat deliksiz uyumak, uyandığımızda kendimizi sakin ve dengeli hissetmek açısından önemlidir. Olumlu şeyler düşünme ya da yavaş yavaş uykuya dalarken hedeflerinizi gözünüzün önüne getirme alışkanlığı edinmek de rüyalarınızın olumlu enerjinizi güçlendirmesine, ayrıca taahhüdünüzün arzularınızı yerine getirmesine yardımcı olur.
Olumlu insanlarla zaman geçirin: Yaşlandıkça, yalnızca eğlenceli ve olumlu insanlara ve nesnelere yöneliyorum. Biri sürekli şikayet ediyorsa, bu tür insanların enerjimi tüketmelerine artık tahammül edemiyorum. Olumlu insanlarla zaman geçirmek, enerjiyi tüketen insanların etrafında olmakla kıyaslandığında, sizi stresten kurtarır ve enerjinizi artırır. Yapılanlardan kendi de keyif alan olumlu insanlarla eğlenceli şeyler yapmak, size iki kat enerji kazandırır ve stresinizi yok eder.
Stresi azaltmaya yönelik bu kolay enerji değişimlerini denemek, bedeninizi, zihninizi ve duygularınızı her yönüyle dönüştürebilir. Bunlar çok hızlı işe yarar ve "çok kolay" gibi görünürse, lütfen bunlardan vazgeçmeyin. Bu, stres yönetimi tekniklerinin işinize yaradığını gösterir. Unutmayın; stresten kurtulmak, her zaman sakin olmak demek değildir; yaşamın zorlukları karşısında hızlı ve kolay hareket edebilmek için daha odaklı olmaktır.
1950’de "stres" kelimesini hayatımıza sokan Psikolog Dr. Hans Selye’nin söylediği gibi, "Doğru tavrı benimsemek, olumsuz stresi olumlu strese dönüştürebilir." Tavrınızı elinizden geldiğince değiştirmek, stresten kurtulmanın ilk adımıdır.
http://www.marjinal.com.tr/
3 Temmuz 2010 Cumartesi
İnovasyon Nedir?
Kavram olarak yenilik, yenilikçilik anlamına gelmektedir. Daha çok günümüzde var olan bir ürünü ya da hizmeti yeni özelliklere şekillendirip insanlığın hizmetine sunma anlamında kullanılmaktadır.
Basit inovasyon örnekleri:
Basit inovasyon örnekleri:
- Yıkandığında kırışmayan, dolayısıyla ütü ihtiyacı olmayan kumaş.
- Gribi önleyici domates. (Kullanımı, tarafımdan onaylanmaz )
- Soğan doğrarken, gözlerin yaşarmasını engelleyici gözlük.
- Elektrik ısıtmalı bot.
29 Haziran 2010 Salı
Neden Yeni Ürün Geliştirmeliyiz?
Ürettiğiniz ürünler çok iyi, müşterileriniz sunduğunuz ürün ve hizmetlerden; personeliniz işletmenizde çalışmaktan memnun. Siz de hakkınız olan parayı kazanıyorsunuz. Ama memnun olmayan birileri var. Onlar da rakipler! İster yanı başınızdaki iş yerinizde olsun, isterse Brezilya’da, sizin başardığınızdan daha iyisini yapmak üzere harıl harıl çalışıyor olacaklardır.
Bundan emin olun. Bir gün gelecek, sizin ürününüzü geçersiz hale getirecek bir şeyler yapacak, müşterilerin daha çok tercih edecek bir ürünü pazarınıza sunacaklardır. Onun için uğraşıyorlardır. Peki, onların yapacağını onlardan önce siz neden yapmıyorsunuz? Yani, ürününüzü geliştirin, farklılaştırın, yenileyin ve hatta başka bir ürüne dönün. Ve mevcut ürününüzü onlar öldürmeden siz öldürün; yenisine hayat verin. İşte bu iş ürün geliştirme işidir. Pek doğal olarak akşamdan sabaha yapılacak bir iş değildir. Sizin sorumluluğunuz arasındaki işlerin en önemlilerinden biridir. Bir işletmede en üst düzeydeki insan ürün geliştirme işini sahiplenmezse; diğer çalışanların olabilecek bütün üst yeteneklerine rağmen, başarı getirecek bir ürünün geliştirilemediği görülmektedir. Siz yönetici olarak bu işe başlarken izlemeniz gereken bazı yollar vardır. İşte kitapçığın kılavuzluk görevi burada başlasın ve karar vermenize yardıma çalışsın.
Ürün geliştirme süreci pazardan gelen bilgiler doğrultusunda yenilik yapma ihtiyacı ile başlar. Müşteri isteklerinin, rakibin ürünleri ile ilgili gözlemlerin ve yaptıklarına ait duyumların değerlendirmesi ile başlayan bu süreç, ürünü daha farklı hale getirmek için hayal kurulması ile devam eder. Bu hayaller arasında elde edilecek kâr mutlaka bulunmalıdır ama ürünün maliyetini, fiyatını ev satış adetlerine ait rakamları akıldan uzak tutmayarak…
Bundan emin olun. Bir gün gelecek, sizin ürününüzü geçersiz hale getirecek bir şeyler yapacak, müşterilerin daha çok tercih edecek bir ürünü pazarınıza sunacaklardır. Onun için uğraşıyorlardır. Peki, onların yapacağını onlardan önce siz neden yapmıyorsunuz? Yani, ürününüzü geliştirin, farklılaştırın, yenileyin ve hatta başka bir ürüne dönün. Ve mevcut ürününüzü onlar öldürmeden siz öldürün; yenisine hayat verin. İşte bu iş ürün geliştirme işidir. Pek doğal olarak akşamdan sabaha yapılacak bir iş değildir. Sizin sorumluluğunuz arasındaki işlerin en önemlilerinden biridir. Bir işletmede en üst düzeydeki insan ürün geliştirme işini sahiplenmezse; diğer çalışanların olabilecek bütün üst yeteneklerine rağmen, başarı getirecek bir ürünün geliştirilemediği görülmektedir. Siz yönetici olarak bu işe başlarken izlemeniz gereken bazı yollar vardır. İşte kitapçığın kılavuzluk görevi burada başlasın ve karar vermenize yardıma çalışsın.
Ürün geliştirme süreci pazardan gelen bilgiler doğrultusunda yenilik yapma ihtiyacı ile başlar. Müşteri isteklerinin, rakibin ürünleri ile ilgili gözlemlerin ve yaptıklarına ait duyumların değerlendirmesi ile başlayan bu süreç, ürünü daha farklı hale getirmek için hayal kurulması ile devam eder. Bu hayaller arasında elde edilecek kâr mutlaka bulunmalıdır ama ürünün maliyetini, fiyatını ev satış adetlerine ait rakamları akıldan uzak tutmayarak…
10 Haziran 2010 Perşembe
Firma Rehberi Nedir?
Firma Rehberi; firmaların, hızlı ve düşük maliyetle, ürünlerini ve servislerini tanıtabildiği bir e-platformdur.
Firma Rehberleri size neler kazandırır.
Firma Rehberleri size neler kazandırır.
- Firma rehberleri işletmenizin daha rekabetçi olmasını sağlar.
- Ürünlerinizi ve hizmetlerinizi kısa sürede büyük kitlelerle duyurursunuz.
- Hızla büyük kitleler tarafından bilinirsiniz. Bu da sizin marka bilinirliğinizi artırır ve markanıza değer katar.
- Müşterilerinizle sanal bir bağ kurarsınız.
- Ürünlerinizi ve Firma profilinizi bir tıklama hızında güncelleyebilir ve yenilikleri büyük kitlelere duyurabilirsiniz.
- Geleneksel yöntemlere göre size en sağlıklı geri dönüşümü sağlar.
- Reklam maliyeti olarak diğer reklam kanallarına göre çok ucuzdur. Sıfıra yakın bir bütçeye sahip olmanız yeterlidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
